PEYGAMBERİN EHLİBEYTE DUASI
PEYGAMBERİN EHLİBEYTE DUASI - Canibim.Com

 




 

                            Peygamberimiz Aleyhisselamın Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e Olan Sevgisi

 

Peygamberimiz Aleyhisselam, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında:

"Bunlar, benim oğullarım ve kızımın oğullarıdır.[73]

Allah'ım! Ben onları seviyorum! Onları sen de sev![74] Onları seveni de sev!" dedi[75] ve bunu üç kere tekrarl a di.[76]

Ebu Eyyub el-Ensârî der ki:

"Bir gün, Resûlullah Aleyhisselamın huzuruna girmiştim. Hasan ile Hüseyin, önünde oynuyorlardı.

'Yâ Rasûlallah! Sen bunları çok mu seviyorsun?' diye sordum.

Resûlullah Aleyhisselam:

'Nasıl sevmem?[77] Onlar benim dünyada öpüp kokladığım iki reyhanım dır?' buyurdu. "[78]

Peygamberimiz Aleyhisselamın amcası Hz. Abbas, Peygamberimiz Aleyhisselam hastalandığı sırasında, ziyaretine gelmişti.

Ondan sonra, Hz. Ali de, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'le birlikte içeri girdi.

Hz. Abbas:

"Yâ Rasûlallah! Bunlar, senin oğullarındır!" dedi.

"Evet, amca! Onlar senin de oğullarındır!" buyurdu.

Hz. Abbas:

"Ben onları seviyorum!" dedi.

Peygamberimiz Al eyhisselam:

"Senin onları sevdiğin gibi, Allah da seni sevsin!" buyurdu.[79]

Peygamberimiz Aleyhisselam şöyle buyurmuştur:

"Hasan ve Hüseyin'i seven beni sevmiş, onlara kin besleyen de bana kin beslemiş olur!"[80]

"Hasan ve Hüseyin, Cennet halkı gençlerinin iki seyyidi, efendisidir!"[81]

 

Peygamberimiz Aleyhisselamın Ehl-i Beytini Örtü İçine Alıp Dua Edişi

 

Peygamberimiz Aleyhisselamın üvey oğlu Ömer b. Ebu Seleme der ki:

"Şu 'Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden kiri, günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister1 [Ahzab: 33] âyeti Peygamber Aleyhisselama Ümmü Seleme'nin evinde nazil oldu.

Peygamber Aleyhisselam, Fâtıma'yı, Hasan'ı, Hüseyin'i çağırdı.

Onları bir örtü ile bürüyüp örttü.

O sırada, Ali arkada, geride bulunuyordu.

Onu da örtü ile bürüdü, örttü. Sonra da:

'Allah'ım! Bunlar, benim Ehl-i B eyf imdir! Bunlardan günah kirini gider, kendilerini tertemiz yap!' diy­erek dua etti.

Ümmü Seleme:

'Yâ Rasûlallah! Ben de onlarla birlikte miyim?' diye sordu.

Resûlullah Aleyhisselam:

'Sen, yerindesin! Ve bana hayırlısın!' buyurdu."[82]

Bu hadise, Hz. Ü mmü Seleme ve daha başkaları tarafından da anlatılmıştır.[83]

Hz. Âişe de, bu hadiseyi şöyle anlatır

"Peygamber Aleyhisselam, üzerinde siyah yünden yapılmış nakışlı bir örtü (kilim) olduğu halde, sabahleyin erkenden çıkınca, yanına Hasan b. Ali geldi.

Peygamber Aleyhisselam, onu örtünün içine aldı.

Sonra, Hüseyin geldi. Onu da örtünün içine aldı.

Sonra, Fâtıma geldi. Onu da örtünün içine aldı.

Sonra da:

'Ey Ehl-i Beyt! Allah, ancak ve ancak, sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister1 [Ahzab: 33] âyetini okudu."[84]

 

Hz. Hüseyin'in Şehit Edileceği Hakkındaki Müşahede ve Haberleri

 

Enes b. Malik'in bildirdiğine göre; yağmur meleği* Rabbimizden izin alarak Peygamberimiz Aleyhisselamın yanına gelmişti.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

"Ey Ümmü Seleme! Kapıyı üzerimize kapa, yanımıza kimseyi bırakma!" buyurdu.

O sırada, Hz. Hüseyin koşarak kapıya geldi.

Hz. Ümmü Seleme onu içeri bırakmadı.

Fakat, Hz. Hüseyin kapıyı zorlayıp içeri daldı, kendisini Peygamberimiz Aleyhisselamın kucağına attı.

Peygamberimiz Aleyhisselam onu boynuna, omuzuna aldı, öptü, sevdi.

Melek, Peygamberimiz Aleyhisselama:

"Onu çok mu seviyorsun?" diye sordu.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

"Evet!" buyurdu

Melek:

"İyi ama, ümmetin onu öldürecektir!" dedi.[85]

Peygamberimiz Aleyhisselam:

"Demek, onu öldürecek olanlar mü'minler ha?!" buyurdu.

Melek:

"Evet![86] İstersen, onun öldürüleceği yeri de sana göstereyim" dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

"Evet! Göster!" buyurunca, melek orayı Peygamberimiz Aleyhisselama gösterdi.

Oradan getirdiği bir avuç ıslak toprağı da, Peygamberimiz Aleyhisselama verdi. Hz. Ümmü Seleme, onu alıp elbisesinin eteğine koydu.[87]

Peygamberimiz Aleyhisselam, Hz. Ümmü Seleme'ye:

"Bu toprak, senin yanında emanettir!

O kana tahavvül ettiği zaman, bil ki, Hüseyin öldürülmüştür!" buyurdu.[88]

Hz. Ümmü Seleme, onu bir çanağın içine koydu. Ona bakar dururdu.[89]

 

Hz. Ali'nin ve Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'daki Hatıraları

 

Hz. Ali'nin mataracısının anlattığına göre; Hz. Ali Sıffin'e giderken Ninova hizasına gelince:

"Ebu Abdullah! Fırat kıyısında biraz dur!

Ebu Abdullah! Fırat kıyısında biraz dur!" diyerek seslendi.

Mataracı Ebu Abdullah:

"Ne için duracağız?" diye sorunca, Hz. Ali:

"Ben bir gün Peygamber Aleyhisselamın yanına gitmiştim. Gözlerinden yaşlar dökülüyordu.

'Ey Allah'ın Peygamberi! Seni gözlerinden yaşlar akıtacak dereceye bir getiren mi oldu?' diye sor­dum.

'Evet! Biraz önce, Cebrail yanımda idi. Hüseyin'in Fırat kıyısında şehit edileceğini bana haber verdi. Onun toprağından sen de koklar mısın?' dedi.

'Evet!' dedim.

Bunun üzerine, elini uzattı. Bir avuç toprak avuçlayıp bana verdi. Gözlerimin yaşını tutmaya kadir olamadım" dedi.[90]

Hz. Hüseyin de der ki:

"Babam, Sıffin'e giderken, buraya, Kerbelâ'ya uğramıştı. Ben de yanında idim. Durdu. Burasının neresi olduğunu sordu. İsmi kendisine haber verilince:

'Onların hayvanlarından aşağı indirilecekleri yer, işte burasıdır!

Kanlarının döküleceği yer, işte burasıdır!' dedi.

Bunun ne demek olduğu kendisinden sorulunca da:

'Muhammed hanedanının yükleri, ağırlıkları, işte burada indirilecektir!' dedi."[91]

 

Hz. Ümmü Seleme'nin Rüyası ve Çanaktaki Toprağın Kan Haline Gelişi

 

Selma Hatun der ki:

"Ümmü Seleme'nin yanına girmiştim. Ağlıyordu. Kendisine:

'Ne için ağlıyorsun?' diye sordum.

'Resûlullah Aleyhisselamı rüyada gördüm. Başında ve sakalında toz toprak vardı. Kendisine:

'Ne oldu sana yâ Rasûlallah?' diye sordum. 'Az önce, Hüseyin'in öldürülüşüne şahit oldum!' buyurdu' dedi."[92]

Hz. Ümmü Seleme, Hz. Hüseyin'in şehit edildiği gün de, çanakta sakladığı Kerbelâ toprağının kan haline geldiğini gördü.[93]

"Vâh Hüseyin'im! Vâh Resûlullahın oğlu!" diyerekferyad etti.[94]

"Allah ona bunu yapanların evlerine ve kabirlerine ateş doldursun!" dedi ve bayıldı.[95]

 

Abdullah b. Abbas'ın Hz. Hüseyin Hakkındaki Rüyası

 

Abdullah b. Abbas, Hz. Hüseyin'in şehadeti ile ilgili rüyasını şöyle anlatmıştır:

"Resûlullah Aleyhisselamı rüyada gördüm. Kendisi, son derece üzüntülü ve tasalı idi. Elinde sırça bir çanak, çanağın içinde de, toplanmış kan vardı. Kendisine:

'Yâ Rasûlallah! Bu nedir?1 diye sordum.

'Bu, Hüseyin'in ve ashabının kanıdır. Allah'a götürüyorum!' buyurdu."

İbn Abbas'ın rüyayı gördüğü gün sayılınca, Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edildiği güne rastladığı görülmüştJür.[96]

Yüce Allah, Hz. Hüseyin'den ve Kerbelâ'da şehit olan ashabından razı olsun.

(Kerbelâ faciasının nasıl cereyan ettiği hakkında daha geniş bilgi için, Hz. Hüseyin ve Kerbelâ Faciası adlı kitabımızı okuyunuz.)[97]

 

Tüm